Akdeniz, balık zenginliği ve çeşitliliği açısından çok önemli bir kaynaktır. Özellikle göç eden balıkların sürüler halinde bir denizden ötekine seyahati zaman zaman gözle bile takip edilebilmektedir. Deniz canlılarının bulunduğu ortamdan sofralara gelinceye değin geçen süreç ve faaliyetler balık ve balıkçılığın endüstriyel bir faaliyet alanı olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur. Balıklar eski çağlarda “avlanma” ile yakalanıp sofralarımızda yer alırken, günümüzde bu ihtiyaç “balık çiftlikleriyle” de karşılanabilmektedir.

Tarih Öncesi dönemlere (MÖ yak. 40.000-10.000) ait balık ve diğer deniz canlılarına ilişkin fosiller ile olta kancası ve benzeri araç gereçler arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılmaktadır. İlk devletlerin ortaya çıktığı Mezopotamya ve Mısır gibi Yakın Doğu uygarlıklarındaki (Tunç Çağı, MÖ yak. 3000-1200) duvar ve vazo resimleri, kabartmalar ve arkeolojik buluntular o dönemlerdeki balık çeşitliliği ve balık avına ilişkin zengin bir tablo sunar. Anadolu’yu çevreleyen Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz ile bu denizleri birbirine bağlayan boğazlar, gerek Anadolu gerekse çevresindeki uygarlıklar için çok önemli bir besin kaynağıydı. Kuşkusuz, denizden uzak bölgelerdeki yerleşimler balık ihtiyaçlarını göller ve nehirlerdeki tatlı su balıklarından karşılayabiliyorlardı.

Ege dünyasında yeşeren Minos ve Miken uygarlıklarına (MÖ 3. ve 2. binyıllar) ilişkin duvar ve vazo resimleri Ege ve Akdeniz’in en güzel deniz canlıları repertuvarını sunmaktadır. Keza, Yunanistan’da yeşeren Miken uygarlığı (MÖ 2. binyıl) sanatı da deniz canlılarının tasviri açısından oldukça zengin ve ilgi çekicidir. Eski Yunan ve Roma uygarlıklarına gelindiğinde balık ve balıkçılığa ilişkin bilgilerimiz artmaktadır; balıkçılık artık bir endüstri haline gelmiştir. Edebi kaynaklardan balık avı, pişirme tarifleri, servis edilmesi, konserve olarak saklanması, sosları, ithalat ve ihracatı gibi çeşitli konularda bilgi alabilmekteyiz. Roma İmparatorluk Dönemi’ne ilişkin mozaikler ise dönemin balık repertuvarını ve balık avına ilişkin sahneleri adeta fotoğraf kareleri gibi gözler önüne serer.

Bu sergi sizleri Antik Çağ’da denizlerimizde kısa bir yolculuğa çıkarıyor. Balıklar, yunuslar, midyeler, salyangozlar gibi deniz canlıları ile tanışacak, onların hikayelerini okuyacak; avlanması ve gıda olarak tüketilmesine ilişkin pek çok sorunun cevabını bulacaksınız.